Makalede, 'peşin gözaltı' kavramının hukuka aykırılığı vurgulanmaktadır. Bir kişinin, hakkında çıkarılmış bir yakalama emri olmaksızın, CMK m. 90'daki suçüstü hali de bulunmadan, sadece 'terör örgütü üyeliği' gibi mütemadi bir suç şüphesiyle kolluk tarafından yakalanıp gözaltına alınması, Anayasa'nın hangi maddesine aykırılık teşkil eder?
Bu durum, öncelikle Anayasa'nın 19. maddesinde güvence altına alınan 'kişi hürriyeti ve güvenliği' hakkına aykırılık teşkil eder. Anayasa m. 19/2, 'Şekil ve şartları kanunda gösterilen ... mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; ... halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.' demektedir. CMK m. 90, yakalamanın şekil ve şartlarını düzenleyen kanundur. Eğer bu maddedeki şartlar (suçüstü hali, gecikmesinde sakınca bulunan hal ve tutuklama veya yakalama emri gerektiren bir durumun varlığı) oluşmamışsa, yapılan yakalama işlemi 'kanunda gösterilen şekil ve şartlara' aykırı olur. Makalede eleştirilen, mütemadi suç gerekçesiyle bu şartların göz ardı edilerek keyfi yakalamalar yapılmasıdır. Kanuna aykırı bir yakalamaya dayanan gözaltı işlemi de zincirleme olarak hukuka aykırı hale gelir ve bu, Anayasa m. 19'un doğrudan ihlali anlamına gelir.