TBK m. 420'de düzenlenen ibranamenin geçerlilik şartları, işçi ile işveren arasında 6325 sayılı Kanun uyarınca yapılan 'arabuluculuk anlaşma belgesi' için de geçerli midir? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik görüşünü yasal dayanaklarıyla açıklayınız.
Hayır, geçerli değildir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 07.02.2022 tarihli ve 2022/436 E. sayılı kararı gibi yerleşik içtihatlarına göre, TBK m. 420'deki sıkı geçerlilik şartları, usulüne uygun olarak yürütülmüş bir arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen anlaşma belgeleri için uygulanmaz. Bu görüşün yasal dayanağı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (HUAK) 18. maddesinin 5. fıkrasıdır. Bu fıkra, 'Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.' hükmünü içerir. Kanun koyucu, tarafların bir arabulucu eşliğinde müzakere ederek vardıkları anlaşmaya, ibra sözleşmesinden daha güçlü bir hukuki sonuç (dava yasağı, ilam niteliği) bağlamıştır. Eğer arabuluculuk anlaşmalarına da TBK m. 420'deki kısıtlayıcı kurallar (örn: fesih sonrası 1 ay bekleme) uygulansaydı, arabuluculuk kurumunun bir anlamı kalmaz ve tarafların anlaşması fiilen imkansız hale gelirdi. Bu nedenle Yargıtay, HUAK'ın özel ve sonraki bir kanun olması nedeniyle, arabuluculuk anlaşmalarının kendi özel düzenlemelerine tabi olduğunu ve TBK m. 420'deki şartların bu belgeler için aranmayacağını kabul etmektedir.