Bir adi senetteki imzanın veya yazının sahteliği iddiası üzerine, HMK m. 209/1 uyarınca senet bir işleme esas alınamaz. Bu 'işleme esas alınamama' durumu, o senet hakkında açılmış olan bir sahtelik davasında, senedin delil olarak incelenmesini de engeller mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57661

Hayır, engellemez. HMK m. 209/1'deki 'herhangi bir işleme esas alınamaz' ifadesi, senedin, ispatlamayı amaçladığı alacak veya hukuki ilişki için bir delil olarak kullanılamayacağı anlamına gelir. Örneğin, o senede dayanılarak bir alacak davasında hüküm kurulamaz veya bir icra takibi (İİK'daki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla) başlatılamaz. Ancak bu kural, bizzat senedin sahteliğinin tartışıldığı bir davada, senedin kendisinin 'inceleme nesnesi' olarak ele alınmasını engellemez. Sahtelik davasında veya ceza davasında, mahkeme, senedin sahte olup olmadığını tespit etmek için onu Adli Tıp Kurumu'na veya bilirkişiye göndermek, üzerindeki imzaları ve yazıları inceletmek zorundadır. Bu durumda senet, bir hakkı ispatlayan bir 'delil' değil, üzerinde suç işlendiği iddia edilen veya sahteliği araştırılan bir 'suç veya uyuşmazlık konusu eşya' niteliğindedir. Dolayısıyla, HMK m. 209/1, senedin sahtelik incelemesine tabi tutulmasına engel teşkil etmez.