Soruşturma aşamasında tutuklama veya adli kontrol talebiyle yapılan sevk üzerine gerçekleşen sorguda, şüpheli ve avukatının, yargılamanın esasına yönelik, örneğin CMK m. 206 kapsamında delil tartışması yapma talepleri hakim tarafından reddedilirse, bu durum 'savunma hakkının kısıtlanması' olarak nitelendirilebilir mi? Makaledeki görüşü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57654

Makaledeki görüşe göre, bu durum 'savunma hakkının kısıtlanması' olarak nitelendirilemez. Makalede, soruşturma aşamasında yapılan sorgunun, CMK m. 100-101 ve 109. maddeler çerçevesinde, sadece 'tutuklama veya adli kontrol' tedbirlerinin şartlarının oluşup oluşmadığının tartışılmasıyla sınırlı olduğu vurgulanmaktadır. Bu, bir 'tedbir sorgusu'dur. Kovuşturma aşamasında, yargılamanın esası hakkında yapılan ve CMK m. 206 vd. kurallarına tabi olan 'esas sorgusu'ndan farklıdır. Bu aşamada, delillerin esastan tartışılması, suçun sübutuna ilişkin değerlendirmeler yapılması veya tanık dinletilmesi gibi talepler, sorgunun amacını ve kapsamını aşar. Hakimin, bu tür talepleri reddederek sorguyu tedbirin şartlarıyla sınırlı tutması, yetkisini doğru kullanmasıdır. Bu nedenle, kovuşturmada yapılacak bir sorgunun soruşturma aşamasına taşınmasına izin vermeyen hakimin, savunma hakkını kısıtladığından veya dürüst yargılama hakkını zedelediğinden bahsedilemez.