Sanığın, katılanlara ait ikametgahın önündeki herkese açık park yerinde soyunarak edep yerlerini yıkaması eylemi, Yargıtay tarafından TCK m. 225 kapsamında 'teşhircilik' olarak kabul edilmiştir. Bu kararda, sanığın kastı (manevi unsur) nasıl yorumlanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57652

Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2014/25483 E., 2018/17868 K. sayılı bu kararında, sanığın kastı (manevi unsur) açıkça tartışılmamış olsa da, kararın sonucundan sanığın genel kastla hareket ettiğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır. TCK m. 225'teki suç, özel bir saik (cinsel tatmin gibi) aramaz; genel kastla işlenmesi yeterlidir. Genel kast, failin eyleminin sonuçlarını bilmesi ve istemesidir. Olayda sanığın, eylemini 'herkese açık olan' bir park yerinde, başkalarının görebileceğini bilerek ve bu sonucu isteyerek (veya en azından umursayarak) gerçekleştirdiği kabul edilmektedir. Eylemin kendisi (edep yerlerini alenen yıkamak), objektif olarak toplumun ar ve haya duygularını incitecek nitelikte olduğu için, sanığın bu eylemi bilerek ve isteyerek yapması, suçun manevi unsurunun oluşması için yeterli görülmüştür. Sanığın amacının temizlenmek olması, eylemin aleniyetini ve objektif olarak yarattığı hayasızca durumu ortadan kaldırmaz. Bu durum, sanığın yol kenarında gizlenerek tuvalet ihtiyacını gidermesinden farklıdır; burada eylem, gizlenme çabası olmaksızın, herkese açık bir alanda gerçekleştirilmiştir.