Yargıtay, işçinin hak ettiği gerçek alacak tutarından daha düşük bir miktar içeren ibranameleri 'makbuz hükmünde' kabul etmektedir. Bu 'makbuz hükmü' nitelemesinin, işçinin dava hakkı üzerindeki etkisi nedir?
Bu nitelemesinin, işçinin dava hakkı üzerinde oldukça önemli ve olumlu bir etkisi vardır. Bir belgenin 'makbuz hükmünde' kabul edilmesi, onun sadece belgede yazılı miktarın işveren tarafından işçiye ödendiğine dair bir ispat aracı olduğu anlamına gelir. Bu belge, işçinin bakiye alacaklarından feragat ettiği veya borcun tamamen sona erdiği şeklinde yorumlanamaz. Sonuçları şunlardır: 1. **Dava Hakkı Korunur:** İşçi, ibranamede yazan miktarı almış olsa bile, hak ettiği gerçek alacak ile ödenen miktar arasındaki fark (bakiye alacak) için dava açma hakkını kaybetmez. 2. **İspat Yükü:** İbranamedeki miktar, işveren tarafından yapılan bir ödemeye karine teşkil eder. İşçi, daha fazlasını hak ettiğini iddia ediyorsa, mahkeme bilirkişi marifetiyle gerçek alacağı hesaplatır. İşveren, bu hesaplanan miktardan ibraname ile ödediği kısmın mahsubunu talep edebilir. 3. **Feragat Anlamı Taşımaz:** Belgedeki 'ibra ediyorum', 'feragat ediyorum' gibi ifadeler hukuken geçersiz sayılır ve işçiyi bağlamaz. Kısacası, 'makbuz hükmü' nitelemesi, ibranamenin borcu sona erdirici (ibra) etkisini ortadan kaldırır ve onu sadece bir ödeme belgesine indirger, böylece işçinin bakiye alacakları için dava açma hakkını korur.