Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/2170 E. sayılı kararında, mülga 2822 sayılı Kanun'un sistematiği içinde, tarafların uyuşmazlığı barışçıl yollarla çözme yükümlülüğü nasıl bir sıralama izlemektedir? Arabuluculuk aşaması zorunlu mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57645

Kararda belirtildiği üzere, mülga 2822 sayılı Kanun'un sistematiğinde, tarafların uyuşmazlığı barışçıl yöntemlerle çözmelerine ağırlık verilmiş ve grev/lokavta en son çare olarak başvurulması öngörülmüştür. Bu süreç şu sıralamayı izlemektedir: 1. **Toplu Görüşme:** İlk aşama, tarafların (işçi ve işveren sendikaları) kendi aralarında yaptıkları toplu görüşmelerdir. Bu aşamada anlaşma sağlanması esastır. 2. **Resmi Arabuluculuk:** Eğer toplu görüşme aşamasında anlaşma sağlanamazsa, tarafların resmi arabulucuya gitmeleri 'zorunludur'. Bu, atlanamayacak bir usul şartıdır. Arabulucu, tarafları bir araya getirerek uzlaştırmaya çalışır. 3. **Uyuşmazlığın Sona Ermesi veya Diğer Yollar:** Resmi arabuluculuk aşamasında da çözüme ulaşılamaması halinde, uyuşmazlığın niteliğine göre taraflar ya grev/lokavt hakkını kullanma yoluna (eğer yasak yoksa) ya da Yüksek Hakem Kurulu'na (zorunlu tahkim) gitme yoluna başvururlar. Dolayısıyla, sistem içinde arabuluculuk aşaması, toplu görüşmeden sonra ve grev/lokavt veya tahkimden önce gelen, atlanması mümkün olmayan 'zorunlu' bir barışçıl çözüm yoludur.