Bir bonoya dayalı kambiyo takibinde borçlu, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, ancak senet üzerindeki yazıların sahte olduğunu (örneğin rakamların tahrif edildiğini) ileri sürmektedir. Bu iddia, İİK m. 170 kapsamında bir 'imzaya itiraz' mıdır, yoksa m. 169/a kapsamında bir 'borca itiraz' mıdır? Bu ayrımın sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57637

Bu iddia, İİK m. 169/a kapsamında bir 'borca itiraz'dır. İİK m. 170, münhasıran senet üzerindeki 'imzanın' borçluya ait olmadığının inkâr edilmesini düzenler. Borçlunun imzayı kabul edip, senedin diğer kısımlarında (lehtar, meblağ, vade vb.) sahtelik veya tahrifat yapıldığını iddia etmesi, imza inkârı değil, borcun esasına yönelik bir itirazdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2014/31333 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'senet üzerinde bulunan yazıdaki sahtelik iddiasının borca itiraz niteliğinde' olduğu kabul edilmiştir. Bu ayrımın sonucu şudur: İmza inkârında (m. 170), ispat külfeti alacaklıdadır ve mahkeme bilirkişi incelemesi gibi özel usullerle imzanın aidiyetini araştırır. Borca itirazda (m. 169/a) ise, ispat külfeti borçludadır ve borçlu, iddiasını ancak kanunda sayılan kesin delillerle (resmi belge, imzası ikrar edilmiş adi belge) ispat edebilir. Dolayısıyla, iddianın borca itiraz olarak nitelendirilmesi, borçlunun ispat yükünü ağırlaştırır.