Yargıtay, bir sanığın pantolonunun fermuarı ile oynaması eylemini TCK m. 225 kapsamında teşhircilik suçu olarak kabul etmemişken, sanığın cinsel organını çıkararak yolda yürümesi eylemini bu suç kapsamında kabul etmiştir. Bu iki eylem arasındaki temel fark, suçun hangi unsuru bakımından ortaya çıkmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57628

Bu iki eylem arasındaki temel fark, suçun 'maddi unsuru'nun (tipiklik) gerçekleşip gerçekleşmemesi bakımından ortaya çıkmaktadır. - **Pantolonun Fermuarı ile Oynama:** Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2011/12573 E. sayılı kararında olduğu gibi, bu eylem tek başına cinsel bir organın veya mahrem bir bölgenin 'teşhir edilmesi', yani alenen gösterilmesi anlamına gelmez. Eylem, müphem ve farklı şekillerde yorumlanmaya açıktır. Cinsel bir içerik taşısa bile, TCK m. 225'in aradığı 'teşhircilik' fiilinin maddi unsurunu tam olarak karşılamaz. Bu tür bir eylem, somut olayın özelliklerine göre belki cinsel taciz (TCK m. 105) olarak değerlendirilebilir, ancak teşhircilik suçunun tipiklik unsuru eksiktir. - **Cinsel Organını Çıkararak Yürüme:** Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2020/14563 E. sayılı kararında olduğu gibi, bu eylemde ise suçun maddi unsuru olan 'teşhir' fiili açıkça ve doğrudan gerçekleşmiştir. Cinsel organın alenen sergilenmesi, suçun tanımına birebir uymaktadır. Dolayısıyla, ayrım noktası, cinsel bir organın veya mahrem bölgenin fiilen ve açıkça sergilenip sergilenmediğidir. İlk eylemde bu unsur gerçekleşmemişken, ikinci eylemde gerçekleşmiştir.