Sanığın, bir kamu davasında lehine tanıklık yapması için tanığa para teklif etmesi, ancak tanığın bunu kabul etmemesi durumunda, sanığın eylemi TCK m. 277 açısından hangi aşamada kalır ve hangi suç oluşur? Bu eylem, rüşvet suçuna teşebbüs olarak da değerlendirilebilir mi?
Bu eylem, TCK m. 277'de düzenlenen 'yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs' suçunu oluşturur. Suç, 'teşebbüs' suçu olarak düzenlendiği için, sanığın tanığı etkilemek amacıyla hukuka aykırı bir teklifte bulunmasıyla tamamlanır; tanığın bu teklifi kabul etmesi veya etkilenmesi gerekmez. Para teklifi, hukuka aykırı bir etkileme yöntemi olduğundan, suçun maddi unsuru gerçekleşmiştir. Bu eylem, TCK m. 252'de düzenlenen rüşvet suçuna teşebbüs olarak değerlendirilemez. Çünkü rüşvet suçunun pasif faili (rüşveti alan), ancak bir 'kamu görevlisi' olabilir. Tanık, TCK'nın rüşvet suçu tanımı anlamında bir kamu görevlisi değildir. Rüşvet suçu, kamu idaresinin güvenirliği ve işleyişine karşı işlenen bir suçtur. Yargı görevini yapanı etkileme suçu ise 'adliyeye karşı suçlar' bölümünde düzenlenmiştir ve adil yargılanma hakkını ve yargılamanın dürüstlüğünü korumayı amaçlar. Bu nedenle, tanığa yapılan para teklifi, rüşvet değil, TCK m. 277 kapsamındaki suçu oluşturur.