Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 22.03.2023 tarihli, 2023/4756 E. sayılı kararında, davacının isticvap davetine icabet etmemesi sonucu ibraname ve tediye makbuzundaki imzayı ve parayı aldığını 'ikrar etmiş sayılması' kabul edilmiştir. Bu ikrara rağmen, mahkeme ibranamenin geçerliliğini ayrıca incelemek zorunda mıdır? Bu durumun gerekçesi nedir?
Evet, mahkeme ibranamenin geçerliliğini ayrıca incelemek zorundadır. Yargıtay'ın ilgili kararında bu ayrım net bir şekilde yapılmıştır. Davacının isticvap yoluyla ikrar etmiş sayıldığı hususlar, 'vakıalara' ilişkindir. Yani, davacı, 'ibraname' başlıklı belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu ve tediye makbuzundaki 60.000 TL'yi elden aldığını vakıa olarak kabul etmiş sayılır. Ancak, bir belgenin altındaki imzanın kişiye ait olması veya bir paranın alınmış olması, o belgenin hukuken 'geçerli bir ibraname' olduğu anlamına gelmez. İbranamenin geçerliliği, bir vakıa değil, bir 'hukuki niteleme' sorunudur ve 6098 sayılı TBK m. 420'de sayılan emredici şartlara tabidir. Mahkeme, davacının imzasını ve parayı aldığını kabul etse bile, bu ibranamenin TBK m. 420'deki diğer şartları (fesih sonrası 1 ay bekleme süresi, alacağın türü ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin noksansız ve banka kanalıyla yapılması) taşıyıp taşımadığını re'sen incelemekle yükümlüdür. Bu şartlar yoksa, belge, içindeki para miktarı kadar 'makbuz' hükmünde sayılır ama geçerli bir ibraname olarak kabul edilemez.