HMK m. 209/3'e göre, bir senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/1324 E. sayılı kararında bu kural nasıl uygulanmıştır? Mahkemenin sahtelik iddiasını ve esas mahkemenin tedbir kararını gerekçe göstererek ihtiyati haczi kaldırması neden hatalı bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57577

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında, yerel mahkeme, borçlunun dayanak genel kredi sözleşmesindeki imzanın sahte olduğunu iddia etmesini ve esas dosyada (menfi tespit davası) bu iddiaya dayalı olarak takibin durdurulması yönünde bir tedbir kararı verilmiş olmasını gerekçe göstererek, alacaklının aldığı ihtiyati haciz kararını kaldırmıştır. Yargıtay, bu kararı HMK m. 209/3'e aykırı bularak bozmuştur. Bozmanın gerekçesi şudur: 1. HMK m. 209/3, sahtelik iddiasının, daha önce verilmiş bir ihtiyati tedbiri (ihtiyati haciz de buna dahildir) etkilemeyeceğini açıkça düzenlemiştir. Dolayısıyla, sırf sahtelik iddiası var diye ihtiyati haciz kaldırılamaz. 2. Esas mahkemenin verdiği tedbir kararı, 'icra takibinin durdurulmasına' ilişkindir. İhtiyati haciz ise bir icra takibi değil, ondan önce alacağı güvence altına alan bir koruma tedbiridir. Bu iki kurum farklıdır. Takibin durdurulması kararı, ihtiyati haciz kararı verilmesine veya devam etmesine engel teşkil etmez. Bu nedenlerle, yerel mahkemenin HMK m. 209/3'ün açık hükmünü ve ihtiyati haciz ile icra takibi arasındaki farkı göz ardı ederek ihtiyati haczi kaldırması hatalı bulunmuştur.