Makalede, bölge adliye mahkemesinin istinaf incelemesinde 'olabildiğince duruşmalı inceleme yapması gerektiği' savunulmaktadır. Bu görüşün temelinde yatan anayasal ve uluslararası hukuk ilkeleri nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57574

Bu görüşün temelinde yatan ilkeler şunlardır: 1. **İki Dereceli Yargılanma Hakkı:** Bu hak, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 7. Ek Protokolü'nün 2. maddesinde güvence altına alınmıştır. İstinaf kanun yolunun temel amacı, ilk derece mahkemesi kararının sadece hukuki yönden değil, 'maddi vaka (fiil)' yönünden de yeniden incelenmesidir. Maddi vaka denetiminin hakkıyla yapılabilmesi, delillerin yeniden değerlendirilmesini, tanıkların dinlenmesini ve sanıkla doğrudan temas kurulmasını gerektirir ki bu da ancak duruşma ile mümkündür. 2. **Adil/Dürüst Yargılanma Hakkı (AİHS m. 6, Anayasa m. 36):** Bu hakkın temel unsurları olan 'sözlülük', 'doğrudanlık (vasıtasızlık)' ve 'mahkemeye erişim hakkı', duruşmalı yargılamayı zorunlu kılar. Sanığın, hakkındaki delillerin tartışıldığı bir duruşmada bizzat bulunarak savunma yapabilmesi, bu ilkelerin bir gereğidir. Dosya üzerinden yapılan bir inceleme, bu temel ilkeleri tam anlamıyla karşılamaz. 3. **Maddi Hakikate Ulaşma Amacı:** Ceza muhakemesinin temel amacı olan maddi hakikate ulaşma, sadece dosyadaki yazılı belgelere bakarak değil, delillerin duruşmada serbestçe ve yüz yüze tartışılmasıyla daha sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilebilir. Bu nedenlerle makalede, istinafın gerçek işlevini yerine getirebilmesi için duruşmalı yargılamanın esas, duruşmasız incelemenin ise istisna olması gerektiği savunulmaktadır.