TCK m. 277'de düzenlenen yargı görevi yapanı etkileme suçu ile ilgili olarak, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2007/8558 E. sayılı kararında, kendilerine nüfuz edildiği iddia edilen yargıçların tamamının tanık olarak dinlenmemesi neden bir bozma sebebi olarak görülmüştür? Bu durumun ceza muhakemesindeki hangi ilkeyle ilişkisi vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57557

Bu durumun bozma sebebi olarak görülmesinin temel nedeni, ceza muhakemesine hakim olan 'maddi gerçeğin araştırılması' ve 'delillerin doğrudan doğruyalığı' ilkeleridir. TCK m. 277'deki suç, bir kişiyi 'etkilemeye teşebbüs' suçudur. Eylemin bu nitelikte olup olmadığını, yani bir etki yaratma potansiyeli taşıyıp taşımadığını, baskı veya nüfuz içerip içermediğini en iyi değerlendirebilecek kişiler, eylemin muhatabı olan yargıçlardır. Onların beyanları, fiilin niteliğini, ciddiyetini ve sanığın kastını aydınlatmada birinci derecede önemli bir delildir. Yargıtay, olayla ilgili doğrudan bilgisi olan bu kilit tanıkların dinlenmeden, sadece telefon kayıtları gibi dolaylı delillerle hüküm kurulmasını eksik soruşturma olarak kabul etmiştir. Yargıçların dinlenmesi, fiilin sübutu ve vasıflandırılması için zorunlu görülmüş, bu yapılmadan karar verilmesi adil yargılanma hakkının bir unsuru olan delillerin tam olarak toplanıp tartışılmaması anlamına geldiği için bozma nedeni yapılmıştır.