Makalede, 'gazilik' kavramının mevzuatımızda bütüncül bir tanımının olmamasının yarattığı sorun nedir ve bu sorunun giderilmesi için ne tür bir yasal düzenleme önerilmektedir?
Makaleye göre temel sorun, 'gazilik' kavramının, kelime anlamı dışında, tanımını, şekil ve şartlarını belirleyen tek ve bütüncül bir pozitif hukuk kuralının bulunmamasıdır. Gazilik, farklı kanunlarda (1005 sayılı Kanun, 2847 sayılı Kanun) farklı bağlamlarda ('muharip gazi', 'malul gazi') ve genellikle TSK mensuplarıyla sınırlı olarak tanımlanmıştır. Bu durum, TSK mensubu olmayan ancak benzer risklerle kamu güvenliğine hizmet eden (özel güvenlik görevlileri gibi) veya terör olaylarında zarar gören diğer kişilerin bu statüden yararlanıp yararlanamayacağı konusunda belirsizlik ve hakkaniyetsizlik yaratmaktadır. Makalede bu sorunun giderilmesi için, 'Şehitlik ve Gazilik Kanunu' adıyla müstakil bir kanun düzenlenmesi önerilmektedir. Böyle bir kanunla, şehitlik ve gazilik müesseselerinin tanımının yapılması, kimlerin hangi şartlarda bu unvanları alabileceğinin, kapsamının ve bu statüden doğan hakların tek bir çatı altında, açık ve bütüncül bir şekilde düzenlenmesi gerektiği ifade edilmektedir.