İhtiyati haciz talebine dayanak olan bir bonodaki yetki şartı, 1086 sayılı HUMK döneminde düzenlenmişse, bu yetki şartının geçerliliği 6100 sayılı HMK'ya göre mi, yoksa 1086 sayılı HUMK'a göre mi değerlendirilir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımının yasal dayanağı nedir?
Bu yetki şartının geçerliliği, bononun düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK'a göre değerlendirilir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/3822 E., 2016/7721 K. sayılı kararında bu durum açıklanmıştır. Kararın yasal dayanağı, 6100 sayılı HMK'nın 'Zaman bakımından uygulama' başlıklı 448. maddesidir. Bu maddeye göre, 'Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır.' Taraflar arasında bir bono düzenlenmesi ve içine yetki şartı konulması, düzenlendiği an itibarıyla 'tamamlanmış bir hukuki işlem'dir. Bu nedenle, bu işlemin geçerliliği ve sonuçları, yapıldığı tarihte yürürlükte olan kanuna, yani 1086 sayılı HUMK'a tabidir. Somut olayda mahkemenin, 2010 tarihli bonodaki yetki şartını 6100 sayılı HMK m. 17'ye göre (tarafların tacir olması şartı) değerlendirmesi, HMK m. 448'e aykırı bulunmuş ve karar bu nedenle bozulmuştur. Değerlendirmenin, o tarihte yürürlükte olan HUMK m. 22'ye göre yapılması gerekirdi.