Bir sanığın eyleminin, hem TCK m. 277'de düzenlenen yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs suçunu hem de TCK m. 106'da düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu bir durumda, hangi suçtan ve nasıl bir cezalandırma yoluna gidilmelidir? TCK'daki ilgili içtima kurallarını açıklayınız.
Bu durumda, TCK m. 277/2'de düzenlenen özel fikri içtima kuralı uygulanır. Normalde, bir fiille birden fazla suçun işlenmesi halinde TCK m. 44'teki genel fikri içtima kuralı gereği sadece en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilir. Ancak TCK m. 277/2, bu genel kurala bir istisna ve ağırlaştırma getirir. Hükme göre, 'Birinci fıkradaki suçu oluşturan fiilin başka bir suçu da oluşturması halinde, fikri içtima hükümlerine göre verilecek ceza yarısına kadar artırılır.' Bu durumda izlenecek yol şöyledir: 1. Öncelikle TCK m. 44 uyarınca hangi suçun (yargı görevi yapanı etkileme mi, tehdit mi) cezasının daha ağır olduğu tespit edilir. 2. Sanık, cezası daha ağır olan bu suçtan dolayı cezalandırılır. 3. Ancak cezalandırma bununla bitmez. Belirlenen bu temel ceza, TCK m. 277/2'deki özel hüküm gereğince ayrıca yarısına kadar artırılır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2015/733 E., 2015/4690 K. sayılı kararında da bu duruma işaret edilmiş ve sanığın eyleminin tehdit suçunu da içermesi nedeniyle TCK m. 277/2 uyarınca cezanın artırılması gerektiği belirtilmiştir (ancak aleyhe temyiz olmadığı için bozma nedeni yapılmamıştır).