Birleştirilen bir ceza davasında, sonradan birleştirilen dosyaya ilişkin iddianamenin sanığa tebliğ edilmemesi ve CMK m. 190/2'deki hakkın hatırlatılmaması, savunma hakkının kısıtlanması mıdır? Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazında bu durum nasıl ele alınmıştır?
Evet, bu durum savunma hakkının kısıtlanmasıdır ve bozma nedenidir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/18482 E., 2017/19237 K. sayılı kararında yer alan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazında bu konu açıkça belirtilmiştir. İtiraza göre, sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan ayrı bir iddianame ile dava açılmış ve bu dava, mevcut tehdit davasıyla birleştirilmiştir. Ancak birleştirilen bu yeni suça ilişkin iddianame sanığa tebliğ edilmemiştir. CMK m. 176, sanığın kendisine isnat edilen suçun ne olduğunu bilme hakkı gereği iddianamenin tebliğini zorunlu kılar. Bu tebliğ yapılmadığı için, sanığın birleştirilen suçtan haberdar olması ve buna karşı bir savunma hazırlaması engellenmiştir. Ayrıca, bu usulsüzlük nedeniyle CMK m. 190/2 uyarınca duruşmaya ara verilmesini isteme hakkının da hatırlatılmaması, savunma hakkını bir kez daha kısıtlamıştır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi de bu itirazı kabul ederek onama kararını kaldırmış ve hükmü bu gerekçeyle bozmuştur.