Hicret Aksoy kararında AYM, FETÖ/PDY üyeliği suçlamasıyla yapılan bir soruşturmada, başvurucunun gözaltına alınması için 'suç işlediğine dair somut belirti'nin varlığını değerlendirirken hangi olguları esas almıştır? ByLock kullanımına ilişkin delillerin bu bağlamdaki rolünü açıklayınız.
Hicret Aksoy kararının 60. paragrafında AYM, 'suç işlediğine dair somut belirti'nin varlığını değerlendirirken şu olguları esas almıştır: 1. **Eşin Beyanı:** Başvurucunun eşi, 4/11/2016 tarihli kolluk ifadesinde, ByLock tespit edilen telefon hattının başvurucu (eşi) tarafından kullanıldığını beyan etmiştir. 2. **Başvurucunun Kabulü:** Başvurucu da kendi ifadesinde söz konusu telefon hattını zaman zaman ailesiyle görüşmek için kullandığını kabul etmiştir. 3. **ByLock'un Delil Niteliği:** AYM, daha önceki kararlarına (Aydın Yavuz ve diğerleri) atıf yaparak, ByLock uygulamasının özellikleri göz önüne alındığında, kişilerin bu uygulamayı kullanmalarının veya mobil cihazlarına yüklemelerinin, soruşturma makamlarınca FETÖ/PDY ile olan ilgi bakımından bir 'belirti' olarak değerlendirilebileceğini kabul etmektedir. Bu üç olguyu bir arada değerlendiren AYM, başvurucunun anılan telefon hattı üzerinden ByLock programını kullanmış olabileceğine ilişkin bir şüphenin mevcut olduğunu ve bu itibarla gözaltı tedbirinin uygulanması için aranan 'suç şüphesini doğrulayan somut olguların' bulunduğu sonucuna varmıştır. Dolayısıyla, ByLock kullanımına ilişkin dolaylı da olsa bir bağlantı kurulabilmesi, belirti olarak yeterli görülmüştür.