Bir adi senetteki imzanın inkârı üzerine, HMK m. 209/1 uyarınca senet bir işleme esas alınamaz. Bu kural, İİK kapsamında yürütülen kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibi de kapsar mı? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımının temel gerekçesi nedir?
Hayır, kapsamaz. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre (örneğin Yargıtay 12. HD, 2014/9313 E., 2014/11766 K.), HMK m. 209/1'deki genel kural, İcra ve İflas Kanunu'ndaki özel düzenlemeler nedeniyle kambiyo senetlerine dayalı icra takiplerinde doğrudan uygulanmaz. Bunun temel gerekçeleri şunlardır: 1. **Özel Kanun - Genel Kanun İlişkisi:** İcra ve İflas Kanunu, icra takip hukuku açısından HMK'ya göre özel kanun niteliğindedir. Kambiyo senetlerindeki imza inkârı, İİK m. 170'de özel olarak düzenlenmiştir. Bu özel hüküm varken genel hüküm olan HMK m. 209'a gidilemez. 2. **İİK'daki Özel Düzenleme:** İİK m. 170/1, imzaya itirazın 'satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmayacağını' açıkça belirtir. Bu, HMK m. 209'un 'hiçbir işleme esas alınamaz' kuralıyla taban tabana zıttır. İİK, sadece icra mahkemesinin itirazla ilgili kararına kadar takibin 'geçici olarak' durdurulmasına karar verebileceğini (İİK m. 170/2) öngörmüştür. Bu nedenlerle, kambiyo senedine dayalı bir takipte imzanın inkâr edilmesi, HMK m. 209/1'e dayanılarak takibin kendiliğinden durması sonucunu doğurmaz. Takip, İİK m. 170'deki özel prosedüre göre devam eder.