2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'da değişiklik yapılarak özel güvenlik görevlilerinin de kapsama alınmasını öngören kanun teklifleri, Anayasa'nın hangi ilkesinin bir gereği olarak görülebilir? Makalede bu konudaki örtülü gerekçe nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57492

Makalede doğrudan bir anayasal ilke belirtilmese de, sunulan kanun tekliflerinin ve makalenin genel ruhunun Anayasa'nın 2. maddesinde tanımlanan 'sosyal hukuk devleti' ve 10. maddesinde düzenlenen 'eşitlik ilkesi'nin bir gereği olduğu söylenebilir. Makaledeki örtülü gerekçe şudur: Özel güvenlik görevlileri, fiilen kamu güvenliğini tamamlayıcı, polis ve jandarma gibi genel kolluk kuvvetleriyle benzer riskler taşıyan bir görev ifa etmektedirler. Vatandaşların can ve mal güvenliğini korurken, terör saldırıları gibi aynı tehlikelerle yüzleşmektedirler. Yaptıkları işin niteliği ve karşılaştıkları riskler itibarıyla genel kollukla benzer durumda olmalarına rağmen, sırf hukuki statülerinin 'işçi' olması nedeniyle, aynı olayda yaralanan bir polis memurunun sahip olduğu 'gazilik' gibi onursal ve maddi haklardan mahrum bırakılmaları, sosyal hukuk devletinin bireyleri koruma ve sosyal adaleti sağlama yükümlülüğü ile ve benzer durumda olanlara farklı muamele yapılmamasını öngören eşitlik ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Kanun teklifleri, fiili durum ile hukuki statü arasındaki bu adaletsizliği gidermeyi amaçlamaktadır.