İşletme toplu iş sözleşmesi uyuşmazlığında, işletmeye bağlı işyerlerinden sadece birinde grev yasağına tabi bir faaliyetin bulunması, tüm işletme için Yüksek Hakem Kurulu'na (YHK) başvurma hakkı doğurur mu? Yerel mahkemenin direnme kararındaki bu yöndeki gerekçesi hukuken isabetli midir?
Yerel mahkemenin direnme kararında bu yönde bir gerekçe sunulmuştur. Gerekçede, işletmeye bağlı işyerlerinden herhangi birinde grev yasağı kapsamında bir iş ya da işyeri bulunması halinde, işletmenin tamamı için YHK'ya başvurulabileceği, bunun 'işletme toplu iş sözleşmesinin tanımı ve mahiyeti gereği' olduğu savunulmuştur. Mahkeme, işletmenin bir bütün olduğunu ve bu nedenle içindeki herhangi bir birimin grev yasağı kapsamında olmasının tümü için YHK yolunu açacağını belirtmiştir. Ancak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/2170 E. sayılı kararında, bu gerekçe üzerinde durulmamış ve uyuşmazlık, davacının hukuki yararının olup olmadığı noktasında çözümlenmiştir. Kurul, YHK'nın grev yasağını tespit yetkisi olmadığına ve bu konunun mahkemede çözümlenmesi gerektiğine karar vermekle birlikte, nihai olarak davacı işverenin grev yasağı olmadığının tespitinde hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle direnme kararını onamıştır. Dolayısıyla yerel mahkemenin 'işletmenin bütünlüğü' argümanı, Yargıtay tarafından esastan tartışılıp kabul veya reddedilmemiştir. Ancak genel prensip, grev yasağının dar yorumlanmasıdır.