Sanığın müdafiinin zorunlu müdafii olduğu bir davada, müdafiin mazeretsiz olarak karar duruşmasına katılmaması durumunda mahkeme hüküm kurabilir mi? Bu durum savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57487

Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2016/7362 E., 2018/5920 K. sayılı kararındaki karşı oya göre bu durum savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelmeyebilir ve mahkeme hüküm kurabilir. Karşı oyda, karar duruşmasında sanığın 18 yaşını doldurmuş olması ve suça öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıldan az olması nedeniyle zorunlu müdafilik durumunun ortadan kalktığı, müdafilik görevinin sadece daha önceden atanmış olması nedeniyle devam ettiği (ihtiyari hale geldiği) belirtilmiştir. Ayrıca, 694 ve 696 sayılı KHK'lar ile CMK'da yapılan ve zorunlu müdafiin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi halinde dahi kararın verilebileceğine yönelik değişikliklere atıfta bulunulmuştur. Bu görüşe göre, mazeretsiz olarak duruşmaya katılmama keyfi bir davranış olup yargılamanın uzamasını engellemek amacıyla mahkemenin yoklukta karar vermesi, özellikle zorunlu müdafilik şartlarının ortadan kalktığı durumlarda, savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirilmemelidir. Ancak sayın çoğunluğun görüşü, zorunlu müdafiin son oturumda hazır bulundurulmadan hüküm kurulmasının CMK m. 188/1'e aykırı olduğu ve savunma hakkını kısıtladığı yönündedir.