Sanığın, bir davada görevli olan hakime yönelik olarak noter aracılığıyla ihtarname çekmesi eylemi, TCK m. 277'de tanımlanan yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs suçunu oluşturur mu? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin bu konudaki değerlendirmesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57485

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3897 E., 2018/104 K. sayılı kararında atıf yapılan bozma kararına göre bu eylem, TCK m. 277'deki suçu oluşturmaz. Kararın gerekçesine göre, suçun maddi unsuru, yargı görevi yapanı 'emir vermek, baskı yapmak, nüfuz icra etmek suretiyle veya her ne suretle olursa olsun hukuka aykırı olarak etkilemeye kalkışmaktır'. Hakime noterden ihtarname çekme eylemi, bu seçimlik hareketlerden herhangi birini (emir, baskı, nüfuz) içermemektedir. Ayrıca eylemin 'hukuka aykırı' olması gerekir. Bir eylemin hukuka aykırı olması, bütün hukuk düzeni ile çelişki ve çatışma halinde olması anlamına gelir. Hakime ihtarname çekmek, usul hukukunda alışılmış bir davranış olmasa da, dava sırasındaki 'iddia ve savunma dokunulmazlığı' kapsamında, hukuk düzeninin kesinlikle yasakladığı bir eylem olarak görülmemiştir. Bu nedenle, suçun yasal unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.