Erkek bir sanığın kadın kıyafeti giyerek sokakta dolaşması eylemi, TCK m. 225 kapsamında 'teşhircilik' suçu olarak nitelendirilebilir mi? Yargıtay'ın bu tür eylemlere yaklaşımının temelinde yatan ilke nedir?
Hayır, nitelendirilemez. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2012/9585 E., 2012/11508 K. sayılı kararında, erkek sanığın kadın kıyafeti giymesinin TCK m. 225'te tanımlanan hayasızca hareketler suçunu oluşturmadığı belirtilmiştir. Yargıtay'ın bu yaklaşımının temelinde, suçun maddi unsurunun ve korunan hukuki yararın dar yorumlanması yatmaktadır. TCK m. 225'teki 'teşhircilik' fiili, cinsel bir içeriğe sahip olmalı ve toplumun ortak edep ve ahlak anlayışına, ar ve haya duygularına yönelik bir saldırı niteliği taşımalıdır. Bu kapsamda, genellikle cinsel organların veya cinsel tatmin amacıyla vücudun mahrem bölgelerinin alenen gösterilmesi bu suçu oluşturur. Sadece farklı cinsiyete ait kıyafet giymek, cinsel bir teşhir içermediği ve doğrudan cinsel bir eylem olmadığı için suçun tipiklik unsurunu karşılamaz. Bu tür bir eylem, kişilerin yaşam tarzı ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebilir ve Ceza Hukukunun son çare (ultima ratio) olması ilkesi gereği suç olarak tanımlanmamalıdır.