5271 sayılı CMK'nın 196/2. maddesi, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda sanığın sorgusunun mahkeme tarafından bizzat yapılmasını zorunlu kılar. Bu sorgunun SEGBİS aracılığıyla yapılması durumunda, sanığa iddianamenin usulüne uygun tebliğ edilmemesi ve CMK m. 190/2'deki hakkının hatırlatılmaması, Yargıtay tarafından nasıl bir sonuç doğurur?
Bu durum, Yargıtay tarafından savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul edilir ve mutlak bir bozma nedenidir. Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2017/1775 E., 2017/2482 K. sayılı kararında bu husus açıkça ele alınmıştır. Kararda, sanığın SEGBİS ile savunması alınmış olsa dahi, CMK'nın amir hükümleri olan usul kurallarına uyulması gerektiği vurgulanmıştır. Sanığa iddianamenin tebliğ edilmemesi (CMK m. 176/1), tebliğ ile duruşma arasında en az bir haftalık sürenin bulunmaması (CMK m. 176/4) ve bu süreye uyulmadıysa duruşmaya ara verilmesini isteme hakkının hatırlatılmaması (CMK m. 190/2), sanığın 'kendisine yöneltilen suçlamanın niteliğinden haberdar olma' ve 'savunmasını hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma' haklarını ihlal eder. Bu temel savunma hakları kısıtlandığı için, yapılan yargılama usulüne aykırı hale gelir ve verilen hükmün bozulması gerekir.