Görülmekte olan bir davada, bir tarafın tanığı 'ricada bulunarak' aleyhindeki beyanını değiştirmesini istemesi eylemi, TCK m. 277'nin hangi fıkrası kapsamında değerlendirilir? Bu eylem aynı zamanda başka bir suçu oluşturursa hangi ceza hukuku kuralı uygulanır?
Tanığa 'ricada bulunarak' ifade değiştirmesini istemek, eylemin niteliğine göre 'iltimas' derecesinde bir etkilemeye teşebbüs olarak kabul edilebilir. Bu durumda eylem, TCK m. 277/1'in 'Teşebbüs iltimas derecesini geçmediği takdirde verilecek ceza altı aydan iki yıla kadardır.' hükmü kapsamında değerlendirilir. Eğer tanık bu rica üzerine gerçeğe aykırı tanıklık yaparsa (TCK m. 272), sanığın eylemi aynı zamanda yalan tanıklık suçuna azmettirme (TCK m. 38) suçunu oluşturur. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2017/1833 E., 2017/7745 K. sayılı kararında bu durum ele alınmıştır. Karara göre, sanığın tek bir fiili (tanığı etkileme) hem TCK m. 277'deki iltimas suretiyle etkilemeye teşebbüs suçunu hem de TCK m. 272'deki yalan tanıklık suçuna azmettirmeyi oluşturmaktadır. Bu durumda, işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren sanık hakkında, TCK m. 44'te düzenlenen fikri içtima kuralları gereğince, en ağır cezayı gerektiren suçtan (yalan tanıklığa azmettirme) ceza verilmesi gerekir. Ayrıca, TCK m. 277/2'deki özel fikri içtima kuralı uyarınca, bu şekilde belirlenen ceza yarısına kadar artırılır.