Özel güvenlik görevlileri TCK m. 6 anlamında 'kamu görevlisi' sayılabilirken, İdare Hukuku ve sosyal güvenlik hukuku açısından neden 'kamu görevlisi' olarak kabul edilmemektedirler? Bu ayrımın, gazilik statüsü talepleri üzerindeki etkisini açıklayınız.
Bu ayrım, 'kamu görevlisi' kavramının farklı hukuk dallarında farklı amaçlarla ve farklı genişlikte tanımlanmasından kaynaklanmaktadır. - **Ceza Hukuku (TCK m. 6):** TCK, kamu görevlisini çok geniş bir şekilde 'kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi' olarak tanımlar. Bu tanım, görevin niteliğine odaklanır ve kamusal bir faaliyet yürüten özel güvenlik görevlilerini de kapsar. Amaç, kamu idaresinin güvenirliğini ve işleyişini korumaktır. - **İdare Hukuku:** İdare Hukuku, 'dar anlamda kamu görevlisi' kavramını kullanır. Bu tanıma göre kamu görevlisi, kamu kesiminde yer alan bir teşkilata organik bir bağ ile bağlı olan ve Devletin asli ve sürekli görevlerini yürüten kişidir (memurlar gibi). Özel güvenlik görevlileri özel hukuk tüzel kişileri tarafından istihdam edilen işçiler oldukları için bu tanıma girmezler. - **Etkisi:** Gazilik ve vazife malullüğü gibi statüler, İdare Hukuku ve sosyal güvenlik hukukunun kavramlarına dayanır. Bu statüler, Devletin kendi personeline sağladığı özel haklardır. Özel güvenlik görevlileri, idare hukuku anlamında 'kamu görevlisi' veya 5510 sayılı Kanun anlamında 'memur' sayılmadıkları için, ceza hukuku anlamında kamu görevlisi sayılsalar bile, gazilik veya vazife malullüğü statülerinden yararlanamamaktadırlar. Makalede de bu hukuki statü farkının temel engel olduğu belirtilmiştir.