HMK m. 19/4'e göre, yetkinin kesin olmadığı bir davada davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkemenin hukuki statüsü ne olur? Bu durumun usul hukukundaki adını ve sonuçlarını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57467

HMK m. 19/4, 'Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.' hükmünü içermektedir. Bu durumda, davalının yetki itirazında bulunmaması, bir zımni kabul olarak değerlendirilir ve normalde yetkisiz olan mahkeme, bu dava için yetkili hale gelir. Bu duruma usul hukukunda 'zımni yetki sözleşmesi' veya 'yetkinin prorogasyonu' denir. Sonuçları şunlardır: 1. **Yetkinin Kesinleşmesi:** Davanın açıldığı mahkeme, o dava için yetkili hale gelir ve artık ne kendisi re'sen yetkisizlik kararı verebilir ne de davalı daha sonraki aşamalarda yetkisizlik itirazında bulunabilir. 2. **Dava Şartı Eksikliğinin Giderilmesi:** Yetki, kesin olmadığı durumlarda bir ilk itirazdır (HMK m. 116/1-a). Davalının itiraz etmemesiyle bu ilk itiraz ileri sürülmemiş sayılır ve mahkeme davayı esastan görmeye devam eder. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2018/3083 E., 2018/5292 K. sayılı kararında da davalılardan birinin süresinde itiraz etmemesiyle mahkemenin yetkili hale geldiği kabul edilmiştir.