CMK m. 280/1-g'de yer alan 'gerekli tedbirleri aldıktan sonra' ifadesi, madde gerekçesinde 'gerekirse sanığın tutukluluğuna karar verilerek' şeklinde açıklanmıştır. Bu gerekçeye dayanarak, bölge adliye mahkemesinin duruşma açmadan önce dosya üzerinden sanığı tutuklaması hukuken mümkün müdür? Makalede bu konuda hangi karşı argümanlar sunulmaktadır?
Makalede bu durumun hukuken mümkün olmadığı savunulmaktadır. Her ne kadar madde gerekçesi bu yönde bir kapı aralasa da, makalede şu karşı argümanlar sunulmaktadır: 1. **Belirsizlik ve Kıyas Yasağı:** CMK m. 280/1-g'deki 'gerekli tedbirler' ifadesi açık ve belirli değildir. Koruma tedbirleri temel hak ve hürriyetleri kısıtladığı için bu alanda kıyas yasağı geçerlidir ve muğlak ifadelere dayanılarak sanık aleyhine genişletici yorum yapılamaz. 2. **Madde Gerekçesinin Bağlayıcılığı:** Madde gerekçeleri kanuna dahil değildir ve kanun hükmü gibi dikkate alınamazlar. Sadece kanun koyucunun amacını yorumlamada bir araç olabilirler, ancak temel hak ve hürriyetleri kısıtlayan bir konuda, açık bir kanun hükmü olmadan sadece gerekçeye dayanılarak yetki yaratılamaz. 3. **Savunma Hakkı ve Yüz Yüzelik:** Tutuklama gibi ağır bir koruma tedbiri, sanığın sorgusu yapılmadan verilemez. CMK, kaçak sanıklar hariç, yoklukta/gıyabi tutuklamayı kaldırmıştır. Sanığın müdafii huzurunda sorgusunun yapılması, savunma hakkı ve 'silahların eşitliği' ilkesinin bir gereğidir. Bu nedenlerle makalede, bölge adliye mahkemesinin ancak duruşma açtıktan ve sanığın sorgusunu yaptıktan sonra tutuklama kararı verebileceği, dosya üzerinden bu kararı veremeyeceği sonucuna varılmıştır.