Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/31754 E., 2018/3908 K. sayılı kararına göre, kambiyo senedindeki sahtelik iddiasının 'yazıda sahtelik' şeklinde (imza inkârı dışında) ileri sürülmesi, borca itiraz mı yoksa imzaya itiraz mı sayılır? Bu ayrımın icra mahkemesindeki yargılama usulü açısından önemi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57457

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin içtihat değişikliğine giderek benimsediği görüşe göre, senet üzerindeki yazıdaki sahtelik iddiası, bir 'borca itiraz' niteliğindedir. Bu konu, İİK m. 169/a'da düzenlenmiştir. Bu ayrımın önemi şuradadır: İmza inkârı, İİK m. 170'de özel olarak düzenlenmiş ve icra mahkemesinin bilirkişi incelemesi gibi özel inceleme usulleriyle karar vermesi öngörülmüştür. Yazıdaki sahtelik gibi diğer sahtelik iddiaları ise genel bir borca itiraz nedenidir ve dar yetkili icra mahkemesi, bu tür iddiaları genel mahkemeler gibi derinlemesine inceleyemez. Kararda belirtildiği üzere, icra mahkemesi önüne gelen itirazları takip hukuku bakımından inceler ve kararları maddi anlamda kesin hüküm taşımaz. Dolayısıyla, yazıda sahtelik iddiası (borca itiraz) genel mahkemelerde açılacak bir menfi tespit veya sahtelik davasının konusudur. İcra mahkemesi, bu tür bir iddia karşısında genel mahkemedeki davayı bekletici mesele yapamaz ve takibi kendiliğinden durduramaz; ancak İİK m. 169/a-2 uyarınca itirazın esası hakkında karar verinceye kadar takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir.