Anayasa Mahkemesi, beraatle sonuçlanan bir dava sonrası CMK m. 141/(1)(e) uyarınca ödenen tazminatın, Anayasa m. 19 bağlamında başvurucunun 'mağdur' statüsünü her zaman ortadan kaldırmayacağını belirtmektedir. Hicret Aksoy kararında bu durumun temel gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #57452

Hicret Aksoy kararının 56. ve 57. paragraflarına göre, CMK m. 141/(1)(e) uyarınca beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı sonrası ödenen tazminat, tedbirin 'haksız' olduğuna ilişkindir, 'hukuka aykırı' olduğuna değil. Kanun metni, 'kanuna uygun olarak yakalanan veya tutuklanan' kişilere bu tazminatın ödeneceğini belirtir. Dolayısıyla bu tazminat, gözaltı veya tutuklamanın uygulandığı andaki koşullarda hukuka uygun olup olmadığını incelemez; sadece davanın esası hakkındaki nihai karardan (beraat gibi) kaynaklanan bir 'haksızlık' durumunu telafi etmeyi amaçlar. Anayasa Mahkemesi'ne göre, bir tedbirin hukuka aykırılığı (Anayasa m. 19'un üçüncü fıkrasına aykırılık) ayrıca tespit edilmelidir. Eğer derece mahkemesi bu hukuka aykırılığı tespit etmeden sadece beraat nedeniyle tazminat ödemişse, bu ödeme, kişinin hürriyet ve güvenlik hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden mağdur statüsünü sona erdirmez. AYM, bu durumda kendisi tedbirin hukuka uygunluğunu denetler.