Vekalet görevinin kötüye kullanılması eyleminin, aynı zamanda dolandırıcılık suçunu oluşturduğu bir durumda, vekalet verenin (mağdurun) hukuk mahkemesinde açacağı tapu iptali davası ile ceza mahkemesinde görülecek dolandırıcılık davası arasında nasıl bir ilişki vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #55739

Ceza mahkemesinde verilecek bir mahkumiyet kararı, hukuk mahkemesi için 'kesin delil' niteliği taşımaz, ancak 'güçlü bir delil' olarak kabul edilir. Ceza mahkemesinin, failin (vekilin) hileli davranışlarla mağduru aldattığına ve üçüncü kişinin de bu suçtan haberdar olduğuna dair maddi vakaları tespit eden bir kararı, hukuk hakimini bağlar (TBK m. 74). Bu durumda, hukuk hakimi, ceza mahkemesinin tespit ettiği bu maddi olgular ışığında, tapu iptali ve tescil talebini değerlendirir. Hukuk davasının, ceza davasının sonucunu beklemesi (bekletici mesele yapması) sıkça rastlanan bir durumdur. Ceza davasında verilen beraat kararı ise, hukuk hakimini bağlamaz; hukuk hakimi, ceza hukuku için yeterli olmayan delilleri, hukuk yargılaması için yeterli bularak talebi kabul edebilir.