Hırsızlık suçunun işlendiği yerin 'ibadete ayrılmış yer' (TCK m. 142/1-a) olması, bu yerin tapuda bu şekilde kayıtlı olmasını gerektirir mi?
Hayır, gerektirmez. Bir yerin 'ibadete ayrılmış yer' sayılması için fiili durum ve toplumsal kabul yeterlidir. O yerin, belirli bir dinin mensupları tarafından sürekli ve düzenli olarak ibadet amacıyla kullanılıyor olması nitelikli halin uygulanması için kafidir. Örneğin, bir dernek binasının bir odasının mescit olarak düzenlenip sürekli bu amaçla kullanılması veya bir cemevinin bu kapsamda değerlendirilmesi mümkündür. Önemli olan, yerin fiilen bu amaca tahsis edilmiş olması ve bu durumun dışarıdan anlaşılabilir olmasıdır.