TCK m. 144/1-b'de düzenlenen 'bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla' hırsızlık suçunun oluşabilmesi için, failin alacağının gerçekten var olması ve muaccel olması şart mıdır?
Bu konu doktrinde tartışmalı olmakla birlikte, Yargıtay'ın genel eğilimi, failin, hukuken geçerli ve ispatlanabilir bir alacağı olması gerektiği yönündedir. Failin, sadece 'alacağım olduğunu sanıyorum' şeklindeki subjektif inancı yeterli görülmemektedir. Alacağın, bir sözleşme, haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme gibi hukuki bir ilişkiye dayanması gerekir. Alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık varsa, bu durum genellikle failin aleyhine yorumlanır. Failin, hukukun kendisine tanıdığı yasal yollar (dava, icra takibi) yerine, hakkını bizzat ve hukuka aykırı bir yöntemle (hırsızlık) almaya kalkışması, bu suç tipinin temelini oluşturur.