TCK m. 20'deki 'Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz.' hükmü, TCK m. 169'daki 'hırsızlık... suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.' hükmü ile çelişir mi?
Hayır, çelişmez. İki hüküm birbirini tamamlar niteliktedir. TCK m. 20, tüzel kişilere 'ceza' (hapis, adli para cezası) verilemeyeceğini belirtir. TCK m. 169 ise, tüzel kişilere 'güvenlik tedbiri' uygulanabileceğini düzenler. Güvenlik tedbirleri (örneğin, müsadere, faaliyet izninin iptali), bir 'ceza' değildir; suçla mücadele etmek ve gelecekteki suçları önlemek amacıyla uygulanan özel yaptırımlardır. Dolayısıyla, bir şirket yöneticisinin şirket yararına hırsızlık yapması halinde, yönetici 'ceza' alırken, şirket hakkında 'güvenlik tedbirine' hükmedilebilir. Bu, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine aykırı değildir.