Vekil, müvekkili adına 'yemin teklif edemez, yemini kabul, iade veya reddedemez' (HMK m. 74). Bu kuralın arkasındaki mantık nedir ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2014/10574 E., 2015/7895 K. sayılı kararı bu konuda nasıl bir uygulama benimsemiştir?
Bu kuralın arkasındaki mantık, yeminin davanın sonucunu kesin olarak belirleyebilen, son derece kişisel ve vicdani bir delil olmasıdır. Yemin, tarafın şeref ve namusu üzerine ettiği bir beyandır ve bu nedenle bizzat tarafın kendisini veya onun özel talimatını gerektirir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, yemin bizzat tarafa teklif edilir. Vekile yemin teklifi söz konusu değildir. Duruşmada hazır olmayan müvekkili adına vekilin, hangi konuda yemin teklif edildiğini müvekkiline bildirmeden ve ondan özel bir talimat almadan yemini reddetmesi usule aykırıdır. Mahkemenin, vekilin bu beyanına dayanarak karar vermesi bozma sebebidir. Yemin davetiyesi bizzat asile gönderilmelidir.