Bir taşınır mal (örneğin bir araba) kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, davanın açıldığı tarihteki görev kuralları ile HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonraki görev kuralları arasında ne gibi bir fark bulunmaktadır?
HMK'nın yürürlüğe girmesinden önce (01.10.2011 öncesi), 1086 sayılı HUMK döneminde, Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevi genellikle dava konusunun değeriyle sınırlıydı ve kira uyuşmazlıkları için özel bir görev kuralı sadece taşınmazlar için vardı (HUMK m. 8). Dolayısıyla taşınır kirasından doğan davalar, dava değerine göre Sulh veya Asliye Hukuk Mahkemesinde görülürdü. 6100 sayılı HMK'nın 4/1-a maddesi ise, başlangıçta 'kiralanan taşınmazlar' ibaresini içerse de, Yargıtay içtihatları ve 7251 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, artık taşınır veya taşınmaz ayrımı yapılmaksızın 'kira ilişkisinden doğan' tüm uyuşmazlıkların, değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği kabul edilmektedir. Bu, HMK'nın Sulh Hukuk Mahkemelerinin görev alanını kira uyuşmazlıkları bakımından genişlettiğini göstermektedir.