Özel bir sağlık kuruluşunda çalışan bir doktorun, muayene etmediği kişiler adına gerçeğe aykırı reçete düzenlemesi ve bu reçetelerin bir eczacı tarafından kullanılarak sosyal güvenlik kurumundan haksız menfaat temin edilmesi eylemi, 765 sayılı TCK ve 5237 sayılı TCK dönemlerinde hangi suç kapsamında değerlendirilmelidir? YCGK 2016/2107 K. sayılı kararının bu konudaki tespiti nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #55123

YCGK 2016/2107 K. sayılı kararında bu eylem, 'resmi belgede sahtecilik' suçu kapsamında değerlendirilmiştir. Kararda, yerel mahkemenin eylemi 765 sayılı TCK m. 354 ('Sahte rapor vermek') kapsamında değerlendirerek zamanaşımından düşme kararı vermesi hatalı bulunmuştur. YCGK'ya göre; eylem 'sahte rapor vermek' değil, 'muayene etmeden gerçeğe aykırı reçete düzenlemek'tir. Sağlık karnesine ekli reçeteler resmi belge niteliğindedir. Özel hastane doktorunun bu eylemi, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK m. 342/1 (memur olmayan gerçek kişinin resmi belgede sahteciliği) suçunu oluşturur. 01.06.2005'te yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK açısından ise, eylem TCK m. 210/2 kapsamında olup, düzenlenen belgenin kamunun zararına bir sonuç doğurması halinde faile TCK m. 204/1'deki (resmi belgede sahtecilik) hükümlerine göre ceza verileceği için yine resmi belgede sahtecilik suçu olarak nitelendirilmelidir.