CMK m. 105 gerekçesinde, salıverilme istemi hakkındaki kararın 'Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık veya avukatları dinlendikten sonra verileceği; böylece savunma hakkına verilen önem vurgulanmıştır' denilmektedir. Ancak kanun metnine daha sonra 'duruşma dışında bu karar verilirken...görüşü alınmaz' istisnası eklenmiştir. Bu istisnanın getirilme sebebi ne olabilir ve 'duruşma dışında' verilen karar ne anlama gelmektedir?
Bu istisnanın getirilmesinin temel sebebi 'usul ekonomisi' ve 'yargılamayı hızlandırma' amacıdır. Tutukluluk, devam edip etmediği düzenli aralıklarla (en geç 30 günde bir) re'sen de incelenen bir tedbirdir. Her incelemede tarafları (özellikle tutuklu sanığı) duruşmaya getirmek veya yazılı görüş almak, süreci oldukça yavaşlatabilir. 'Duruşma dışında verilen karar', mahkemenin duruşma günü haricinde, dosya üzerinden yaptığı inceleme sonucu verdiği karardır. Kanun koyucu, bu tür ara incelemelerde, özellikle de tutukluluğun devamına ilişkin rutin kararlarda, her seferinde tarafların görüşünü alma zorunluluğunu kaldırarak süreci pratikleştirmek istemiştir. Ancak bu, savunma hakkının tamamen ortadan kaldırıldığı anlamına gelmez. Sanık veya müdafii, CMK m. 104 uyarınca her zaman salıverilme talebinde bulunabilir ve bu taleplerinde gerekçelerini sunabilirler. Ayrıca, duruşmalarda sözlü olarak tutukluluk hakkında beyanda bulunma hakları da saklıdır. İstisna, sadece duruşma dışındaki re'sen veya talep üzerine yapılan ara değerlendirmeler için geçerlidir.