Bir bilişim sistemine girme suçunun (TCK m. 243) faili bir tüzel kişi olabilir mi? Eğer bu suç bir tüzel kişinin yararına işlenirse, ceza hukuku sorumluluğu nasıl şekillenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #54895

Ceza hukukunun şahsiliği ilkesi gereği, suçun faili ancak gerçek bir kişi olabilir. Bir tüzel kişilik (şirket, dernek vb.) doğrudan suç faili olarak kabul edilemez ve hapis veya adli para cezası gibi cezalara çarptırılamaz. Ancak, TCK m. 246, bilişim suçlarının (TCK m. 243, 244, 245) bir 'tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde, yararına olarak' işlenmesi halinde, o tüzel kişi hakkında özel bir yaptırım öngörmüştür. Bu durumda, suçu fiilen işleyen gerçek kişi (örneğin şirketin bir çalışanı veya yöneticisi) kendi cezasını alırken, ayrıca tüzel kişi hakkında da 'tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirlerine' hükmolunur. Bu güvenlik tedbirleri, TCK m. 60'da sayılan 'iznin iptali' ve 'müsadere' gibi tedbirlerdir. Dolayısıyla, tüzel kişi doğrudan fail olmasa da, suçtan yarar sağlaması halinde dolaylı bir yaptırımla karşı karşıya kalır.