Ketm-i verese (mirasçının gizlenmesi) hukuksal nedenine dayalı bir tapu iptali ve tescil davasında, davacıların talepleri arasında hatalı veraset ilamının iptalinin de bulunması, davanın hukuki niteliğini ve görevli mahkemeyi nasıl etkiler?
Ketm-i verese (yolsuz tescil) hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası, özü itibarıyla mülkiyet hakkına ilişkin bir davadır ve genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür (HMK m. 2). Davacıların talepleri arasında, tapu tesciline dayanak olan hatalı veraset ilamının iptalinin de bulunması, davanın bu niteliğini değiştirmez. Aksine, bu talep, tapu iptali talebinin hukuki dayanağını oluşturur. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2014/16052 E., 2016/4252 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu iki talep birbiriyle bağlantılıdır ve birlikte ileri sürülmesinde hukuki yarar vardır. HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra, veraset ilamının iptali davaları da hasımlı olarak açıldığından Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girmektedir. Dolayısıyla, hem veraset ilamının iptali hem de buna bağlı tapu iptali ve tescili taleplerini içeren dava, bir bütün olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmelidir. Mahkemenin, iki talebi birbirinden ayırarak veya hukuki yarar yokluğu gibi gerekçelerle davayı reddetmesi hatalıdır.