Yargılamanın yenilenmesine ilişkin bir davada, mahkemenin, yargılamanın yenilenmesi talebine dayanak olan ve 'yeni delil' olarak sunulan hususların doğruluğunu kanıtlamak için tanık dinlemesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun atıf yaptığı 01.10.1990 tarihli kararına göre nasıl değerlendirilmelidir?
YCGK'nin 2012/3-909 K. sayılı kararında atıf yapılan 01.10.1990 tarihli ve 190-212 sayılı CGK kararına göre bu durum, yenileme yargılamasının doğasına uygundur. Karara göre, mahkeme, yenileme talebi üzerine, sanığın ileri sürdüğü hususların doğruluğunu kanıtlamak için gösterdiği tanıkları dinleyebilir. Eğer bu tanıklar, sanığın iddialarını doğrular nitelikte beyanda bulunurlarsa, mahkemenin yapması gereken bir sonraki adım, bu kanıtlanan hususların 'yeni delil veya yeni olay' niteliğinde olup olmadığını değerlendirmektir. Yani, bu hususların ilk yargılama sırasında mahkeme heyetinin bilmediği, değerlendirme dışı kalmış konular olup olmadığına bakılmalıdır. Eğer bu soruya cevap olumlu ise, son olarak bu yeni delillerin, tek başına veya diğer delillerle birlikte, hükümlünün beraatini veya daha hafif bir ceza almasını gerektirip gerektirmediği saptanmalıdır. Kısacası, yenileme yargılamasında tanık dinlenmesi, 'yeni delil' iddiasının ciddiyetini ve doğruluğunu araştırmak için meşru bir yöntemdir.