Bir bilişim sistemine girme fiili (TCK m. 243), failin amacı sisteme girerek başka bir suç (örn. dolandırıcılık, hırsızlık) işlemekse, bu durumda ceza sorumluluğu nasıl belirlenir? TCK m. 243'teki suç, diğer suçlarla nasıl içtima eder?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #54862

Bu durumda, ceza hukukunun içtima kuralları devreye girer. TCK m. 243'teki 'bilişim sistemine girme' suçu, genellikle başka suçların işlenmesi için bir 'araç suç' niteliği taşır. Eğer fail, sisteme girerek TCK m. 142/2-e'deki 'bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık' suçunu veya TCK m. 158/1-f'deki 'bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık' suçunu işlerse, bu durumda 'bileşik suç' (TCK m. 42) veya 'fikri içtima' (TCK m. 44) hükümleri tartışılır. Yargıtay'ın genel eğilimi, TCK m. 142/2-e ve 158/1-f'deki suçların, sisteme girme eylemini zaten kendi içinde bir unsur olarak barındırdığı ve bu nedenle daha özel ve ağır nitelikli haller olduğu yönündedir. Bu durumda, faile sadece daha ağır olan hırsızlık veya dolandırıcılık suçundan ceza verilir; ayrıca bilişim sistemine girme suçundan ceza verilmez. Bu, 'non bis in idem' (aynı fiilden dolayı iki kez yargılama ve cezalandırma yasağı) ilkesinin bir gereğidir. Sisteme girme fiili, ana suçun (hırsızlık/dolandırıcılık) içinde erir ve onunla birlikte cezalandırılır.