Ceza Muhakemesi Hukukunda 'itham sistemi' ne anlama gelir? Yargıtay'ın FETÖ/PDY üyeliği için benimsediği Bank Asya, ByLock gibi 'kriterlerin' uygulanmasının, bu sisteme ve 'ispat külfetinin' iddia makamında olması ilkesine aykırı olduğu yönündeki eleştiriyi hukuki olarak temellendiriniz.
'İtham sistemi', ceza muhakemesinde iddia (savcılık), savunma (sanık/müdafi) ve yargılama (mahkeme) fonksiyonlarının birbirinden ayrıldığı modern bir yargılama sistemidir. Bu sistemde, suçu ispat etme yükümlülüğü (ispat külfeti) iddia makamı olan Cumhuriyet savcısına aittir. Sanığın suçsuzluğunu ispatlama gibi bir yükümlülüğü yoktur; 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi geçerlidir. Eleştiri şu noktada yoğunlaşmaktadır: Yargıtay'ın benimsediği ByLock, Bank Asya'ya para yatırma, dernek üyeliği gibi kriterlerin varlığının tespiti, uygulamada adeta bir 'suçluluk karinesine' yol açabilmektedir. İddia makamı, bu kriterlerin varlığını ortaya koyduktan sonra, sanık bu eylemleri örgütsel bir amaçla yapmadığını, masum bir niyetle hareket ettiğini ispatlamak zorunda kalmaktadır. Bu durum, ispat külfetinin iddia makamından savunma makamına fiilen 'ters çevrilmesi' anlamına gelebilir ve 'itham sistemi'nin ruhuna aykırıdır. Hukuken olması gereken, iddia makamının, bu kriterlerin varlığının yanı sıra, bu eylemlerin örgüt üyeliği kastıyla (hiyerarşik yapıya dahil olma, organik bağ, süreklilik, çeşitlilik, yoğunluk) işlendiğini de somut delillerle şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispat etmesidir. (Bkz. sen.av.tr/tr/makale/orgute-yardim-sucu-ve-uyelikten-farklari makalesindeki eleştirel bölüm).