Bir kimsenin, eski sevgilisinin rızası olmaksızın e-posta ve sosyal medya hesabına girip şifrelerini değiştirmesi eyleminde, Yargıtay'ın suç vasfını belirlerken, 'şifrelerin değiştirilmesine dair bir tespitin bulunup bulunmadığı' hususunu neden özellikle araştırdığını açıklayınız. (Bkz. Yargıtay 8. CD, 2017/7826 E.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #54760

Yargıtay, bu hususu özellikle araştırmaktadır çünkü bu tespit, eylemin hangi suç tipini oluşturduğunu doğrudan etkilemektedir. Eğer fail, sadece hesaba girmiş ve orada kalmışsa, eylem TCK m. 243/1 (Bilişim sistemine girme) kapsamında kalır. Ancak fail, bununla da kalmayıp şifreyi değiştirerek hak sahibinin kendi sistemine erişimini tamamen veya kısmen engellemişse, bu durumda eylem daha ağır bir suç olan TCK m. 244/2'deki 'sistemin işleyişini engelleme' suçunu oluşturabilir. Yargıtay, suç vasfının doğru bir şekilde tayin edilebilmesi için, teknik olarak şifre değişikliğinin yapılıp yapılmadığının, yapıldıysa hangi tarihte ve IP adresiyle yapıldığının ilgili servis sağlayıcılardan sorulup netleştirilmesini istemektedir. Eğer dosyada şifre değişikliğine dair kesin bir teknik delil yoksa, eylemin TCK m. 243/1'de kaldığı kabul edilerek daha lehe bir uygulama yapılmaktadır. Bu, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin bir yansımasıdır.