Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/28 K. sayılı kararındaki ön sorun tartışmasına göre, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın olağanüstü itiraz yetkisinin (CMK m. 308) temel işlevleri nelerdir ve bu işlevler, tutukluluğun devamı gibi bir ara kararına karşı bu yola başvurulmasını neden engellemektedir?
YCGK'nin kararında belirtildiği üzere, CMK m. 308'deki olağanüstü itiraz yetkisinin temel işlevleri şunlardır: 1) Yargıtay Özel Dairelerinin esasa ilişkin kararlarındaki hukuka aykırılıkların giderilmesi. 2) Yargıtay daireleri arasında içtihat birliğinin sağlanması. 3) Kamuoyunun adalet beklentisinin ve tatmininin sağlanması. Bu işlevler, yasa yolunun, maddi hukuka veya usul hukukunun esasına ilişkin nihai kararlara (hükümlere) yönelik olduğunu göstermektedir. Tutukluluğun devamı gibi bir ara kararı ise, davanın esasını çözmeyen, geçici nitelikte bir koruma tedbiridir. Bu tür kararlara karşı kanun koyucu, CMK m. 104/2 ve 267 vd. maddelerinde özel ve daha hızlı işleyen 'olağan itiraz' yolunu öngörmüştür. Olağan bir kanun yolu mevcutken, aynı karara karşı olağanüstü bir kanun yolunun açılması, kanun yolları sistematiğine aykırıdır. Ayrıca, CMK m. 308'e sadece Başsavcı başvurabilirken, olağan itiraza sanık ve müdafii de doğrudan başvurabilir. Ara kararlar için olağanüstü itirazın kabulü, sanığın hak arama yollarını da daraltacaktır. Bu nedenlerle CGK, tutukluluğun devamı kararına karşı olağanüstü itiraz yolunun kapalı olduğuna karar vermiştir.