Devre mülk sözleşmeleri için Kat Mülkiyeti Kanunu'nda öngörülen resmi şekil şartına uyulmamasının yaptırımı nedir? Ancak Yargıtay'ın 'şekle aykırılığın ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması' olarak değerlendirdiği durumları açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #54714

Devre mülk hakkı, bir taşınmaz üzerinde ayni hak kurduğu için, sözleşmesinin tapu memuru huzurunda resmi şekilde yapılması bir geçerlilik şartıdır (KMK m. 58, TMK m. 706). Bu şekle uyulmadan (örneğin adi yazılı olarak) yapılan sözleşme, hukuken kesin olarak hükümsüzdür (geçersizdir). Geçersiz bir sözleşmeye dayanarak taraflar birbirlerinden edimlerin ifasını isteyemezler; verdiklerini ise sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler. Ancak Yargıtay, TMK m. 2'deki dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı çerçevesinde bu kurala bir istisna getirmiştir. Buna göre, taraflar, şeklen geçersiz olan sözleşmeye dayanarak edimlerinin 'büyük bir bölümünü' veya 'tamamını' kendi rızalarıyla ifa etmişlerse (örneğin alıcı bedelin tamamına yakınını ödemiş, satıcı da tapuyu devretmiş veya tesisi kullanıma açmışsa), sonradan bu şekil eksikliğini ileri sürerek sözleşmenin geçersizliğini iddia etmek, hakkın kötüye kullanılması olarak kabul edilir ve dinlenmez. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2020/2064 K. sayılı kararında, tapu devri yapıldıktan sonra sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği bu ilkeye dayandırılmıştır.