Arabuluculuk sürecinde tarafların yaptığı beyanların veya sunduğu belgelerin, anlaşma sağlanamaması halinde daha sonra açılacak bir davada veya tahkimde delil olarak kullanılmasının önündeki yasal engel nedir? Bu yasağın temel amacı ve istisnası var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #54690

Bu beyan ve belgelerin delil olarak kullanılmasının önündeki yasal engel, 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 5. maddesinde düzenlenen 'gizlilik' ilkesi ve bu ilkenin bir sonucu olan 'delil olarak kullanma yasağı'dır. Maddenin 2. fıkrası, tarafların, arabulucunun veya sürece katılan üçüncü kişilerin, arabuluculuk sürecindeki beyanları veya belgeleri hukuk davasında veya tahkimde delil olarak ileri süremeyeceğini ve bunlar hakkında tanıklık yapamayacağını açıkça hükme bağlamıştır. Bu yasağın temel amacı, tarafların uzlaşma amacıyla serbestçe ve samimi bir şekilde konuşmalarını, tekliflerde bulunmalarını ve sırlarını açıklamalarını teşvik etmektir. Eğer bu beyanların aleyhlerine delil olarak kullanılma riski olsaydı, kimse uzlaşmak için samimi bir çaba göstermezdi. Yasağın bir istisnası, Kanunun 5/5. fıkrasında düzenlenmiştir: 'Yukarıdaki fıkra hükümleri, beyan veya belgenin şekline bakılmaksızın uygulanır. Ancak, söz konusu bilgiler bir kanun hükmü tarafından emredildiği veya arabuluculuk süreci sonunda varılan anlaşmanın uygulanması ve icrası için gerekli olduğu ölçüde açıklanabilir.' Ayrıca, sadece arabuluculukta sunulmuş olması, normalde başka bir yolla ispatlanabilecek bir delili (örneğin bir fatura) delil olmaktan çıkarmaz.