'Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' (Fruit of the poisonous tree) ilkesi nedir ve Türk Ceza Muhakemesi Hukukundaki yasal dayanakları nelerdir? Hukuka aykırı bir delilden yola çıkılarak elde edilen ikincil delillerin akıbeti bu ilkeye göre ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #54674

Anglo-Amerikan hukukunda gelişen 'zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' ilkesi, hukuka aykırı bir yöntemle elde edilen bir delilin ('zehirli ağaç') kendisinin delil olarak kullanılamayacağı gibi, bu hukuka aykırı delil vasıtasıyla ulaşılan diğer delillerin ('zehirli meyve') de hukuka aykırı kabul edilerek yargılamada sanık aleyhine kullanılamayacağını ifade eder. Bu ilke, hukuka aykırı delil yasağının bir uzantısıdır. Türk Hukukundaki yasal dayanakları şunlardır: Anayasa m. 38/6 ('Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez'), CMK m. 206/2-a (hukuka aykırı delillerin reddedilmesi), CMK m. 217/2 (suçun 'hukuka uygun' delillerle ispatı) ve CMK m. 289/1-i (hükmün hukuka aykırı delile dayanmasının mutlak bozma nedeni olması). Bu ilke gereği, örneğin usulsüz bir arama sonucu ele geçen bir ajandadaki bilgilere dayanılarak bulunan tanığın ifadesi veya ele geçirilen diğer suç eşyaları da hukuka aykırı sayılır ve mahkumiyet hükmüne esas alınamaz.